Kendi Üzerimde Sitar Testi

 
    Şahsiyetin başka işi, gücü yok tabi ne yapsın? Evet o şahsiyet ben oluyorum ^.^ 
    Arada kafamın üzerinde Ampul yakan (bende ki teknoloji ampul devrinden kalma) fikirler belirdiğinde, eğer uygulaması mümkünse kimse beni tutamaz.
    Dün izlediğim Japon animelerinden birinde geçen bir cümle üzerine harekete geçtim. Cümle şuydu; ´´Hindistan`da Sitar denilen bir müzik aletinden çıkan seslerin, insan beyninde ki Alfa dalgalarını ortaya çıkardığını ve zihinsel olarak kişiyi Alfa`ya çekip rahatlattığını duymuştum``.
    Bunun üzerine bende uyku öncesi rahatlama ve gevşeme çabalarıyla uğraşan bir birey olarak bu konuyu araştırma ve kendi üzerimde deneme kararı aldım. Öncelikle Sitar ile çalınan her parçanın işe yaramadığı ve sadece Meditasyon ve rahatlamak için yapılan özel albümler olduğunu keşfettim. Geriye kalan bunlardan birini seçip onu uyku öncesi dinlemeye kalmıştı. Fakat bu tür müziklerin bu kadar uzun oldukları hiç aklıma gelmemişti. Üzerinde çalışmaya uygun gördüğüm parça 105 dk 34 saniye sürmekte ^.^
    Bu sebeple erkenden bir yatayım da dinlerken belki uyurum dedim. Eğer hiç dinlemediğin bir müzik aletiyle yine hiç dinlemediğiniz bir melodi varsa maalesef kulak kesiliyorsunuz bir anda. Zihin algılamaya çabalıyor ben ne dinliyorum, hangi kategoriye koymalı diye. Bu geçici algılama sürecinden sonra adaptasyon sağlanmış ise asıl amacınıza dönersiniz (bütün amacım uykuya çabucak dalıvermek).
    Bana göre ben bütün parçayı bilinçli olarak dinledim ^.^ Ve kulaklarımda Sitarın sesi dururken rüya bile gördüm. Sürekli sırt üstü yatamadığımdan yan dönme isteğiyle hareket edince kulaklıklar kulağıma battı. Onları çıkartıp müziği durdurdum. O arada saate bakıyım dedim. Saat sabahın 3`ü olmuştu. Bu arada yatış saatim akşam 9:30 gibiydi. Kafam kalkmamıştı ama zihnim açılmıştı. Kulaklıklar takılı olmasa da hala Sitarın sesi zihnimde yankılanıyordu. Malum dalmışım yine ^.^
    Sabah kalktığımda aklıma ne kadar süredir müziği dinlediğime bakmak geldi. Şarkının ilk 25 dakikasında durdurduğuma göre ben dön babam dön baya bir dinlemişim ^.^
    Elbette bir günlük test yetmez bana. Denemeye devam.

Saçma Seriler Yirmi altı

 
    Hani evde yerde gördüğümüz saçların rengi ve boyutuna göre yargılama yapar ve sahibini ´´ Amma saç döküyorsun, bak yine her yer senin saçlarınla dolmuş`` deriz ya! İşte ben artık onu yapamıyorum. 
    Saçlarımı boyamayı bıraktığımdan beri orijinal rengi gri olarak adlandırılan bir kıvamda ve yerde ki beyazları terliğimin ucuyla iteleyerek ´´sanırım bana ait`` diyebileceğim evde ki Anne kuşumla ortak uzunlukta. İşin güzel yanı o artık beyazları göremiyor ^.^ Tek sırıtan koyu renkler azınlıkta kaldığından mutlu mesut (sanki çok az dökülen saç varmış gibi) psikolojisiyle etrafta dolanmaktayız.
    Sanırım bu demektir ki, ne kadar az şey görürsek o kadar az strese giriyoruz ^.^ Elbette olanları görmememiz onların var olmadığını göstermiyor. Kandırmayalım kendimizi. İnsanların hayal güçleri enva-i biçimde çılgınlığa yetecek kadar var. Kimileri bunları + , kimileri - taraflı kullansa da potansiyel potansiyeldir. 
    Gene eskilerden ve birilerinden duyduğum bir sözcük aklıma gelmekte ´´Az bilgi, çok mutluluk.`` Bunun üzerine çok düşünmüş ve haklı bulmuşumdur. Hatta zihinsel durumum öyle bir noktaya geldi ki ´´Keşke tek hücreli bir varlık olsaydım`` diyerek etrafta dolanmaya başlamıştım. Daha basit bir tabir aklıma gelmemişti o zamanlar ^.^
    Sonunda var olduğum şeyin en iyi niteliklerini kullanarak yaşamayı değil de sürekli başka şeylere özenerek ve onlara ulaşamayınca kendime acı çektirerek geçirdim yaşamımı. 
    Ben buna İNSAN OLMAK diyorum.

Not:Fotoğraftakinin ne olduğunu bilen arkadaşlar, öptüm alnınızdan ^.^

İlk Blog Keşif Etkinliği Listesi

 
    Sabırsızlığımdan kaynaklanan bir an evvel bir liste çıkarıp yayınlama isteğimin önüne geçemedim bir türlü. Daha sonra dan katılımcı olursa, listeye eklemeler yapacağım. 
    Şimdiden katılan herkese çok teşekkürler ediyorum. Topluca birbirimizden desteklerimizi esirgemediğimiz ve güzel arkadaşlıklar kurabildiğimiz için ^.^
    Gelelim benim nasıl bir liste hazırlama girişiminde bulunduğuma. Biraz zor oldu, ne de olsa ilk denemem ve araya blog adıma uygun bir şeyler katma isteği uyandı ^.^
    Genel olarak katılan blogger arkadaşlarımızın çoğunluğu Kişisel blog yazarları, fakat ben kendimce alt başlıklar oluşturmak istedim. Buna beni teşvik edenler ise yine sizlerin blog tanıtımlarınız da kullandığınız tabirler oldu. Yani aslında alt başlıkların bir kısmını yine sizler bulmuş oldunuz ^.^
     Hani olur ya ben bunu beğenmedim beni sadece Kişisel blog olarak tanıt derseniz elbette isteklerinizi yerine getiririm. Umarım hoşunuza giden başlıkların altındasınızdır ^.^
    Gelelim Başlıklar ve Blog linklerimize;

1-Her Telden;

https://herteldensef.blogspot.com.tr/
http://www.kizkardeslerarasinda.com/
https://esratakim.blogspot.com.tr/
http:/thesaglams.blogspot.de/
www.emrebek.blogspot.com.tr
http://birtutamkarinca.blogspot.com/
https://yesimlehertelden.blogspot.com/
https://fairytaleess.blogspot.com.tr/
http://gulumseyenseyler.blogspot.com.tr/
https://nurunaklindakiler.blogspot.com.tr/
www.birsenle.com
lifewithcagan.blogspot.com
http://anilarimbombos.blogspot.com.tr
http://sadevederin.blogspot.com/
http://engineeringvibes.blogspot.com.tr/
https://gorevliyazar.blogspot.com.tr
http://sendenbendenbizden5.blogspot.com.tr/
gunesebakarken.blogspot.com.tr
mugeninlistesi.blogspot.com
http://www.dahamutluyuz.com/
https://annesema.blogspot.com.tr/
https://uzakladaarama.blogspot.com.tr/
https://www.obiranne.net/
http://blogtecrubem.blogspot.com/
http://efsaninguncesi.blogspot.com.tr/
http://www.rehitu.com/
https://anektodum.blogspot.com.tr/

2-Kişisel;

https://yalnizamaozgur.blogspot.com.tr/
https://www.delikizinbohcs.blogspot.com
https://hayatagencbakis.blogspot.com.tr/
https://birogrencininkaleminden.blogspot.com.tr/
https://meczupyazar.blogspot.com.tr
lilaninguncesi.blogspot.com
https://captainpilotaskan.blogspot.com.tr/

3-Havadan Sudan;

https://esilammm.blogspot.com.tr/ 
https://rabia-serteli.blogspot.com.tr/

4-Teknik Dünya;

https://mobilmerkezim.blogspot.com.tr

5-Oradan, buradan, hayattan;

emreebozkus.blogspot.com
https://levlaninnotdefteri.blogspot.com
https://meltemsert.blogspot.com.tr/
https://halil-ben-halil.blogspot.com/
http://sertacsamur.blogspot.com.tr/
www.yuregiminiklimi.blogspot.com
http://topalrakun.blogspot.com.tr/
https://burasihayalkahvesi.blogspot.com.tr
https://deryadadamla.blogspot.com.tr/
http://hayatciviltisi.blogspot.com/

6-Kozmetik ve deneyimler;

http://gizemsthoughts.blogspot.com/
http://www.yelizinkesifleri.com/
www.caganerkan.com

7-Okurum, izlerim, dinlerim, anlatırım;

https://beydaninkitapligi.blogspot.com.tr/
https://huzurheryededir.blogspot.com.tr/
http://kagitsalincak.blogspot.com.tr/
https://seymenleyla.blogspot.com/
http://kitapyorummm.blogspot.com.tr/
http://arifozturkk.blogspot.com.tr/
https://animanganotochi.blogspot.com.tr/
http://www.sinemakale.com/

8-El emeği, göz nuru;

http://www.orgucantam.blogspot.com
https://fatofotofan.blogspot.com/

9-Gezilerim, tutkularım;

http://tulin-art.blogspot.com.tr/
http://gezgiccift.blogspot.com.au/
https://2valiz4ayak.blogspot.com.tr/
ezgissimo.blogspot.com.tr

10-Sağlıklı hayat;

www.deryaninsporgunlugu.com
https://mutluvesagliklihayat.blogspot.com.tr/

Kısa İsimsiz Hikayeler Beş

 
    Bu Dünyanın görmüş olduğu en büyük uygarlıklardan birini ziyarete geldik.Tekneyle yanaştığımız altın rengi kumların uzandığı uçsuz bucaksız gibi görünen bir yer.İskelede insanların uysal bir sürü gibi Tapınaklara ilerlediklerini görüyorum.Bunca insan nereden geliyor? Geldiğimiz tekneyi niye göremiyorum? Geriye bir türlü bakamıyorum.Tek istediğim limandan sahile yürümek.
    Havada bunaltıcı bir sıcak var.Neden buradayım  ki sanki! Ah evet! Tapınakları görmek istiyorum.
    İlk gelişim olmasına rağmen sanki gidiş yolu aklıma kazınmış gibi.Şevkle attığım her adım zihnime uyuşuk bir nahoşluk veriyor.Nedense her adımda daha çok istekle ilerliyorum.
    Neden buradayım? Neden Tapınakları görmek zorundayım ki! Sorular ve sorgular gittikçe anlamını yitiriyor.Tek istediğim altın rengi kum tepelerinin üzerinde ki Tapınaklara ulaşmak.
    Hava çok sıcak. Elimi kaldırıp güneşin yüzüme vurmasını engellemeye çalışıyorum. Gökyüzünde bir tane bile kuş yok.Bu sıcakta neden uçsunlar ki zaten! Uyuşuk bir gülümseme beliriyor yüzümde.
    İnsanlar hiç duraksamadan yürümeye devam ediyor.Acaba onlar da mı biliyorlar nereye gideceklerini? Belkide ilk gelişleri değildir benim gibi.Limandan ayrılıp tepelere yaklaştıkça daha bir duraksamak ve etrafa bakmak istiyorum.Bedenim bu düşüncelere karşı çıkarcasına yürümeye devam ediyor.Ben Bilinç değil miyim,neden durduramıyorum bu çelimsiz bedeni?
    İç geçiriyorum. Zaten durmamın bir sebebi de yok.Burada görülmesi gereken tek yer Tapınaklar.Varana kadar neden durayım ki?
    Limanı ve sahili arkamızda bıraktık.Geriye bakmadan bunu biliyorum.
    Artık dönüşü yok.

Ben Denize Gitmem, Deniz Bana Gelsin

 
    Başlıkta geçen cümle Annemin bana ´´Hadi kızım, bu gün denize gidelim`` demesinin ardından, istisnasız her seferinde benim sarf ettiğim cümledir.
    Var oluşumuma istemli bir kıl kıpırdatma olayı eklenmediğinden olsa gerek, taaaaa Denize kadar yürümek bana işkence gibi geliyor (Burada geçen ´´taaaaa`` kelimesi, ayak sürüyerek 15 dk mesafeye denk gelmektedir).
    Hani şimdiden içinizde kabaran sözleri hisseder gibiyim ama ne yapayım ben böyleyim ^.^
    Annemin güneş alerjisi azmasın, aşırı sıcaktan ayılıp bayıl mayalım diye akşam 6`dan sonra gidilen Deniz etkinliği sadece yarım saat sürmekte.
    Suyun içinde debelenmekten yorulduğumda hemen el parmaklarıma bakarım. Büzüşmüşler ise anneciğime döner ´´Bak gene çok kalmışım suda, ben çıkıyorum`` derim. Annemde lafı yapıştırır ´´Daha yarım saat olmadı`` diye.
    Eh! Bende madem çıkamıyorum ya da yüzemiyorum bari sırt üstü yatıp, dalga nereye sürüklerse oraya gideyim moduna giriyorum. Zevkli de olmuyor değil. Bir kaç defa dalga beni aşıp, burnumdan sular girip, boğulma tehlikesi atlattıktan sonra yeterince deniz suyu vitamini aldığıma ikna oluyorum ve karaya yollanıyorum.
    Anneme kalsa toptan buruşana kadar kalırız denizde. Öyle kalabalıkta ve ayağımın değdiği yerlerde yüzmeyi sevmem ama yanımda ise etrafından pek uzaklaşmayı istemem. Ne olur ne olmaz.
    Bir de dönüş yolu çilem, kan şekerimin düşmesiyle (Hani olimpiyatlarda yüzdüm ya biraz önce ^.^) kaplumbağa yavaşlığında gerçekleşiyor (Oldu mu o ´´taaaaa`` kelimesi 20-25 dk).
    Kendimizi üç kat merdivenden çıkarıp eve atmamızla nedense yedek pil devreye girmiş gibi enerjik hissediyor ve önce kim duş alacak tartışmasına dalıyoruz.
    Nihayet tembellik yuvamın vermiş olduğu gevşeklikle ´´Eeee! Canım bu sefer ne yapmak istiyor?`` sorusuna becerebilirsem tez yanıt buluyor ve günümü isteğim doğrultusunda kapatıyorum.
    Bu konudan çıkarılan sonuç; Anne kuşum olmasa kılım kıpırdamazmış ^.^

Bilgi

*Burada ki yazıların hepsi (konuk bloggerlar hariç) bana yani blog yöneticisine hatcepsut (Fulya Erdoğan) aittir. Hikayeler başka bir yerde kullanılamaz.
*Yorumların sorumluluğu yorumcunun kendine aittir.
*Güncellenen konuların başlıklarının yanına + işareti konulmuştur.
*Fotoğraf ve resimlerin üzerinde @hatcepsut olanlar, kendi çekimlerim ve tasarımlarım olur.

Bana Ulaşmak İsteyenler

Ad

E-posta *

Mesaj *

Copyright © 2013 Arada Saçmalamak Lazım ^.^ Download Blogger Templates