Kısa İsimsiz Hikayeler Dört


     Karanlık odada ki seçebildikleri tek kapıya doğru yöneldiler. Kapının yanına geldiklerinde, üzerinde kilit olduğunu görünce korkuları daha fazla arttı.
    Gece karanlığında etraflarını görmeye çalıştılar. Bu kapıyı açabilecek bir şeyler olmalıydı.Uzun esmer kadın eşya ile dolu olan odayı el yordamıyla aramaya çalıştı, fakat hiçbir şeye dokunamıyordu. Çabalamaya devam etti. Elleriyle tutabileceği bir şeyler olmalıydı. 
    Bir süre sonra sinirden bağırmaya başladı. ´´Neden bu evde hiçbir şeye dokunamıyoruz?``
    Geldikleri yönde beliren, elinde araba anahtarlarıyla duran adama baktı.
    ´´En azından ben bu anahtarları buldum.`` dedi genç adam.
    ´´O zaman başka şeyler de olmalı. Bu kapıyı açmamıza yarayacak bir şeyler.`` Genç kadın daha büyük bir hırsla etrafta dolanmaya başladı.
    Fazla zamanları olmadığını biliyordu. Arkalarından gelen adamın onları öldürmek istediğini ilk andan beri hissediyordu. Gece kadar karanlık gözlerine ilk baktığında anlamıştı.
    Esmer kadının gözleri bir an kilitli kapının önünde duran zayıf ürkek kadına takıldı.
    ´´Sen orada ne yaptığını sanıyorsun? Bir şeyler bulmayı denesene...``
    Ürkek kadın ellerini ceplerine atarak tedirgin bir şekilde, kendinden emin olmadan ceplerini karıştırdı. Yüzünde ki çaresizlik ifadesi saniyeler geçtikçe derinleşiyordu. O esnada eli kafasına doğru yöneldiğinde metal saç tokasının soğukluğu parmaklarına işledi. Bir anlık sevinç ile hızla saçlarından tokayı çıkardı.
    ´´Bu işe yarar değil mi?`` Kadının sesinde ki küçük umut ışığı karşısında ki iki kişinin hızla onun yanına gelmesine neden olmuştu.
    Genç adam metal küçük tokaya uzandığında bir an tereddüt etti. Biraz önceki tecrübelerine göre herkes tek bir nesneye dokunabiliyordu. Bu iki kadın, araba anahtarlarını elinden almak için çabaladıklarında hazin sonuca ulaşmışlardı. Fakat neden hala kapılardan geçemediklerini anlayamamışlardı. Sanki bu karanlık evin labirent duvarları, bilinmez bir sebeple geçit vermiyordu.
    Kadınlardan hafif kambur duran ürkek olanı tokayla kilidi kurcalamaya başlamıştı bile. ´Kadının ellerinin titremesi dursaydı belki daha başarılı olurdu` diye geçirdi içinden. Diğer kadın ise telaşla ve korkuyla geldikleri yola göz gezdirip duruyor, kısa adımlarla oda içinde volta atıyordu. Belki de o olmasaydı bu noktaya kadar gelemeyeceklerdi. Hiçbiri ne nerede olduklarını, ne de nasıl geldiklerini bilmiyorlardı.
    Kilitten gelen ´tık` sesiyle ikisi de ellerinin titremesi durmuş olan ürkek kadının yanına koştular.
    ´´Açmayı başardın mı?`` dedi esmer kadın. Umut ve korku sesinden net anlaşılıyordu.
    Omuzları düşmüş, ağlamamak için kendini zor tutan ürkek kadın kafasını ´evet` anlamında sallayarak bir adım geri çekilmişti. Bilmedikleri bu yeni odaya ilk girenin kendisi olmasını istemiyordu. Hiçbir zaman cesur bir yapısı olmamıştı zaten. Ama kimsenin bekleyecek lüksünün olmadığı belliydi. Odaya esmer kadın, ardından genç adam takip ederek girdi. Bir kaç saniyelik tereddüt ile de kendisi.
    Yeni oda, yine karanlık. Pencerenin bile olmadığı bu evde gece mi, gündüz mü olduğu belli değildi.
    Sadece beş adımlık odayı gözün seçebildiği ayrıntılarla incelemeye koyuldular. Bir yatak ve bir komodin gri tonlarıyla fark ediliyordu. Kitaplar yerlerde duvar kenarlarına dizilmişlerdi. 
    ´Ortada bir kitaplık gözükmüyor` dedi esmer kadın içinden. Duvarlara yaklaşıp asılı olan bir şeyler aradı. İşte o an daha eli değmeden soğuk metalin verdiği ürperti geçti içinden. Yatağın üzerinde ki duvarda bir av tüfeği asılıydı.
    Derin bir nefes alarak duvardan uzaklaştı. Bu ani hareketi diğer ikisinin de dikkatini çekmişti. Kadının bakışlarında ki panik ifadesini görünce, bakışlarını takiben duvara yöneldi yüzleri. Üçü de kıpırdamadan duvarda asılı av tüfeğine bakıyorlardı. Bu evde kim yaşıyordu Tanrı aşkına?
    İlk hamleyi genç adam yaptı. Tüfeğe uzanarak bir umut tutabilmeyi diledi. Soğuk metalin içinden geçen eli hala tedirgin ediyordu genç adamı. Bu nasıl bir illüzyondu ki duvarlar ve kapılar hariç sadece tek bir nesneye dokunabilmişti.
    Ürkek kadının bulunduğu yerde çivilenmiş gibi durduğunu görünce, kadının sınırına ulaştığını anladı. Aralarına en son katılan oydu. Bir anda yok yerden var olmuş gibi yanlarında bitmişti. O kadar ürkmüştü ki konuşamıyordu belli. Diğer ikisi gibi sorular üşüşmüştü aklına emindi ama cevapları yoktu üçünde de. Böylece susmayı tercih etmişti. 
    Etrafta korkuyla gezen esmer kadın bile dik duruşunu kaybetmişti artık. Aklından ´Bu son olamaz, ben böyle ölemem` itirazları yükseliyordu kadının.
    Açık bıraktıkları kapıdan soğuk bir esinti girmişti küçük odaya. Genç adam kapının yanında, tüfeğin asılı olduğu duvardan uzaklaşıp odanın bulabildiği en uzak köşesine çekilmişti. Ürkek kadın hala kıpırdayamıyordu yerinden. Kapıya bakışlarını çevirmekten başka bir şey gelmiyordu elinden.
    Hepsi de derin karanlığın içinden neyin geldiğini biliyorlardı.
    Bir adım geriye giden esmer kadının zihninde itirazlar yükselmeye devam ederken, o soğuk ve karanlık gözlerin sahibi açık kapıdan içeri girdi.

Not:Rüyalarımda neler gördüğümü merak eden sevgili arkadaşlar, buyurun bu onlardan biri ^.^ Maalesef duyguyu tam aktaramadığım ve betimlemeleri bir çok defa gözden geçirmek zorunda kaldığım için ancak bu kadarını bir cesaretle bloguma yazabildim.

10 yorum:

  1. Kızım, senin rüyalarında film gibi maşallah.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her sabah dinlemek zorunda kaldığın kısa metraj filmler evet ^.^

      Sil
  2. Rüyalar hayatın kesintileridır. Şuur olayları ve kişileri değiştirir sadece ☺

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim için daha öteler gibi.Bilinç altımda yatan ne varsa çıkıyor elbette ve daha ötesi ^.^

      Sil
  3. Paylaşım için teşekkürler.Rüyalar beni de çok etkiler.Sevgiler:))

    YanıtlaSil
  4. Çook ilgiiinc. Hangi filmleriizliyorsun sen kuzum. Ya da ne ara cekiyorsun?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Koku-ağır psikolojik filmler hariç dünya sinemasına açığım.Uyku halinde aksiyon-bilim kurgu,aksiyon-fantastik,aksiyon-korku türü oluyor ^.^

      Sil
  5. ay sonra noluyo kiiii yaaaa korku gibiydi. bugün ben de rüya yazmıştım tesadüf olmuş ama seninki gerilimmii anneee :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Günlük hayat diyeceğim senin rüyaya ama geçmişe dönük kurgu çok iyi olmuş ^.^ He ya benimki gerilim-korku kısa film mücadelesi şeklinde.Devamı sonraya elbet bir gün yazarım ^.^

      Sil

Bilgi

*Burada ki yazıların hepsi (konuk bloggerlar hariç) bana yani blog yöneticisine hatcepsut (Fulya Erdoğan) aittir. Hikayeler başka bir yerde kullanılamaz.
*Yorumların sorumluluğu yorumcunun kendine aittir.
*Güncellenen konuların başlıklarının yanına + işareti konulmuştur.
*Fotoğraf ve resimlerin üzerinde @hatcepsut olanlar, kendi çekimlerim ve tasarımlarım olur.

Newsletter Sign up

Bana Ulaşmak İsteyenler

Ad

E-posta *

Mesaj *

Copyright © 2013 Arada Saçmalamak Lazım ^.^ Download Blogger Templates